SİGORTA KAVRAMI VE SİGORTA TARİHİ

SİGORTA KAVRAMI VE SİGORTA TARİHİ

 

  1. SİGORTANIN TARİHİ

  1.1. Dünyada Sigortanın Gelişimi

  1.2. Türkiye’de Sigortanın Gelişimi

 1.1. Dünyada Sigortanın Gelişimi

            Sigortanın başlangıcı ilk defa M.Ö 4500 yıllarında Mısır’da rastlamaktadır.1424 tarihinde ilk sigorta şirketi Cenova kentinde kurulmuştur.20 Eylül 1547 tarihinde İngiltere’nin ilk deniz nakliyat poliçesi düzenlenmiştir. İlk hayat sigortası 18 Haziran 1583 tarihinde William Gibbons ‘un on iki aylık hayatını teminat altına alan poliçedir. İlk sigorta şirketi kurulumu 1663 yıllarında Paris’te anonim şirket biçiminde kurulmuştur.12004 yılında sigortacılar, daha önceki iki yıla kıyasla daha yüksek bir karlılık var daha güçlü bir sermaye tabanıyla gelirlerini arttırmışlar ve derecelendirme kuruluşlarının, sigorta sektörüne bakış açısını olumlu yöne çevirmeyi başarmışlardır. Tüm dünyada üretilen sigorta primleri 2004 yılında 3.244 milyar dolara yükselmiştir. Bu primin 1.849 milyar doları hayat sigortaları, 1.395 milyar doları ise hayat dışı sigortaları tarafından üretilmiştir. Hayat sigortaları pek çok piyasalarda %2,3 reel artış gerçekleştirerek dünya seviyesinde bir büyüme sağlamıştır. Hayat dışı sigorta primleri ise büyüme hızının yavaşlamasına rağmen %2,3 reel artış sağlamıştır.2

1.2. Türkiye’de Sigortacılık

         19. yy’ ın ikinci yarısında meydana gelen yangınlar ve bunların sonucunda uğranılan büyük hasarlar, sigorta hakkındaki olumsuz düşünceler üzerinde az da olsa etki yaptı ve sigortanın doğmasına neden oldu.

1ÖZBOLAT Murat, Temel Sigortacılık Seçkin Yayınevi-Ankara 2007 s.31.

2http://www.yediyirmidort.info/.php dunyada_sigortacilik -12.12.2009 ‘Dünyada Sigortacılık’ adlı makaleden alınmıştır.

           1872 yılında İngiliz sigorta şirketleri, açtıkları temsilciliklerle Türkiye’ de ilk sigortacılık faaliyetlerini başlattılar.1893 yılında Osmanlı Umum Sigorta Şirketi ilk yerli sigorta şirketi olarak çalışmaya başladı.Bunu izleyen yıllarda sigortacılığın düzene sokulabilmesi için yabancı şirketler arasında birlikte hareket etme eğilimi belirdi.3Cumhuriyetin ilanıyla birlikte sigorta alanında gerek yasal, gerekse kurumlaşma açısından büyük adımlar atıldı. 1927 yılında Sigortacılığın ve Sigorta Şirketlerinin Teftiş ve Murakabesi hakkındaki kanun yürürlüğe girdi. Yerli ve yabancı sigorta şirketlerinin denetlenmesi, döviz çıkışının önlenmesi amacını taşıyan bu kanunun çıkışıyla sigortacılık gelişmeye, yerli sermaye ile kurulan şirketlerin sayısı artmaya başladı. 1929 yılında Milli Reasürans  T.A.Ş faaliyete geçti. Türk sigortacılığının gelişmesinde olumlu rol oynadı, halkın sigortaya olan güvenini arttırdı.4Sigorta sektörünü ciddi bir biçimde ele alan 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu ise 1959 yılında yürürlüğe girdi. Sigorta şirketleri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’ na bağlanarak mali yapının bir parçası olarak kabul edildiler.1 Ocak 1995 tarihinden itibaren sigorta primlerinin tahsili sorununa çözüm getirilmesi amacıyla, primlerin acente cari hesapları üzerinden takibi sistemi yürürlükten kaldırılarak, poliçe bazında takip sistemi uygulamaya konuldu.528 Mart 2001 tarihinde kabul edilen “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu” ile kurulan bireysel emeklilik sistemi  27 Ekim 2003 yılında faaliyete geçti.630.09.2004 tarihi itibariyle, ülkemizde toplam 47 sigorta şirketi faaliyette bulunmaktadır. Bunların 40’ı özel, 2’si kamu şirketi, 5’i Türkiyede kurulu yabancı şirkettir.Türkiye’de Şirketlerin 9’u hayat, 10’u hayat/emeklilik, 1’i emeklilik, 15’i hayat-dışı, 12’si ise kompozit şirkettir. 7

 


 

3http://www.eryilmazlar.com.tr/dunyada_sigortacilik.asp13.12.2009’Sigortacılık Genel Prensipleri ‘adlı makaleden alınmıştır.

4http://emlak.sabah.com.tr/emlakrehberi/Sigorta/37.html.erişim.tarihi:13.01.2010Türkiye’deSigortacılık ‘ adlı makaleden alınmıştır.

5GÜVERCİN Cemal Hüseyin, “Sosyal Güvenlik Kavramı ve Türkiye’de Sosyal Güvenliği Tarihçesi” Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt 56, Sayı 2, 2004, s .89.

6http://www.tsrsb.org.tr/tsrsb/Sigorta/T%C3%BCrkiye+de+sigortac%C4%B1l%C4%B1k/ erişim tarihi:12.02.2010’Sigortacılık’ adlı makaleden alınmıştır.  

7PALUT Özden, “Bireysel Emeklilik Sistemi: Dünya’daki Uygulamaları ve Yeni Bir Model Olarak Türkiye”,(Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, 2005), s.27.

2. SİGORTA KAVRAMI   

 

             Sigorta, kişilerin karşılaşabilecekleri, zarara ve gelir kaybına yol açan olayların ekonomik sonuçlarından kendilerini korumak için, risklerini, belli bir prim karşılığında transfer etme sistemidir.Bu sistem sayesinde kişiler, karşı karşıya bulundukları tehlikelerin neden olabileceği parayla ölçülebilen zararlarını, küçük miktarlarda ödedikleri primler karşılığında teminat altına almaktadırlar.Sigorta sisteminin kurulabilmesi için bir takım unsurların veya özelliklerin bulunması gerekmektedir.

a)Tehlike İştiraki: Riskle karşı karşıya bulunan kişilerin teşkil ettiği topluluktur.

b)Risk: İlerde bir ihtiyacın ortaya çıkması ihtimali.

c)Risk Benzerliği:Topluluğu teşkil eden kişilerin maruz bulundukları rizikoların özdeşliği.

d)Sigorta Teminatı:Rizikoların gerçekleşmesi sonucunda,ortaya çıkan ihtiyacın karşılanması.

e)Prim:Riskin ekonomik sonuçlarını karşılanması ;risk oluşmadan önce ödenen bedel.

2.1. Sigortanın Temel İlkeleri

                             Karşılıklı yardımlaşma ilkesi,iktisadi-ekonomik olma ilkesi,bir nakit gereksinmesinin karşılanması ilkesi,tesadüfen-beklenmezlik ilkesi ,önceden öngörme ilkesi,tehlikelere maruz kalmada eşitlik ilkesi,rizikonun önceden belirlenmemiş olması, hasarda kasıt olmaması, hasarın tek başına karşılanması, hasarın manevi nitelikte olması ve para ile ölçülebilmesi durumlarında sigortanın unsurları oluşmayacaktır.8

2.2.Sigortanın Tarafları

                             Sigortanın tarafları; sigortalı,sigortacı,sigorta ettiren ve lehtardır.

8ÖZBOLAT; a.g.e 35.

2.2.1. Sigorta Şirketi (Sigortacı)

            Sigorta sektörünün temel uygulayıcıları olan sigorta şirketlerinin kuruluş ve çalışma esasları özel kanunlarla düzenlenmiştir. Risk unsurunu üzerine almaları nedeniyle sigorta şirketleri özel izinle kurulmaktadır.Türkiye’de bir sigorta veya reasürans şirketinin kurulması, yabancı ülkelerde kurulmuş bir sigorta veya reasürans şirketinin Türkiye’de faaliyet bulunması Bakanlığın iznine tabidir. Kurucular, ilgili merciler nezdinde kuruluş işlemlerine başlamadan önce ön izin almak için Müsteşarlığa belirtilen belgelerle başvuruda bulunurlar.

2.2.2. Sigortalı

                  Riskini satan taraftır. Sigorta anlaşmasına istinaden prim ödeyen, hasar oluşması durumunda tazminat almaya hak kazanan taraftır. Sigorta ettiren kendi menfaatini değil de bir başkasının menfaatini sigorta ettirmiş ise üçüncü şahıs lehine biz sözleşme yapmış demektir. Bu durumda sigorta sözleşmesinden doğan borç ve yükümlülükler kendisine aittir. Ancak sigorta bedeli alma veya zararı tazmin ettirme hakkı lehine akit yapılan kişiye aittir ki buna sigortalı denilmektedir.Sigorta ettiren ile sigortalı arasındaki en önemli fark; hasar durumunda tazminatı alacak olan taraf, sigortalıdır. Sigorta ettiren hiçbir hak talep edememektedir. Bunun tek istisnası, sigorta ettiren ile sigortalı aynı taraf ise, tazminat almaya hak kazanmaktadır.

2.2.3. Sigorta Ettiren

            Sigorta şirketine prim ödeme taahhüdünde bulunan taraftır. Sigorta sözleşmesi yapan, sigorta ettirendir. Kanun koruyucu sigorta sözleşmesi yapabilmesi için özel bir ehliyet şartı ileti sürmemiştir.Medeni hakları kullanma yetkisine sahip ve reşit olan herkes sigorta sözleşmesi yapabilmektedir. Sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olabileceği gibi farklı kişide olabilmektedir. Sigorta ettiren ile sigırtalı farklı kişi ise; sigorta ettiren, sigortalının hayatı üzerine yaptırılan hayat sigortası, sigorta yapılan sigortalının yaşamında, maddi ve menfaatinin bulunması zorunludur. Hayat üzerine sigorta yaptırılan kişinin bilgi ve onayı ise şart değildir. 9

9ÖZBOLAT; a.g.e 36.

2.2.4. Lehdar

            Sigortalı, belirli bir rizikonun gerçekleşmesi halinde hak kazanacağı tazminatın, bir başka şahsa ödenmesi hükmünü sözleşmeye koyabilir. Lehdar, sigortanın sonuçlarından faydalanan kişidir. Bu dördüncü şahıs ölüm şartlı hayat sigortalarında mevcuttur. Hayatını ölüm şartlı olarak sigorta ettiren şahıs ölürse, sigorta bedeli normal olarak yasal varislere kalmaktadır. Sigorta ettiren isterse herhangi bir kimseyi sigortadan faydalanan şahıs olarak gösterebilmektedir. Buna lehdar denilmektedir. Lehine hayat sigortası yapılan kişi, sigorta konusu olan risk gerçekleşirse, lehdarın sigorta bedelini isteme hakkı vardır.

             Lehdar ile sigortalı aynı kişi olabilir. Hayat sigortalarında. Özelliklede uzun vadeli birikimli ve ölüm riskini içeren sigortalarda, sigortalının hayatta kalması durumunda lehdar ile sigortalı aynı kişi olmaktadır. 10

3. SİGORTA TARAFLARININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ

            Sigorta ettiren sigorta sözleşmesinden doğan sorumlulukları yerine getirmekle mükellef olan taraftır. Sigortalı ise poliçe üzerinden doğan hakları talep edecek olan taraftır. Sigorta sözleşmesinde sigorta ettiren ve sigortalı aynı şahıs olabilmektedir . Bu nedenle prensip olarak sözleşmedeki iki taraf olarak sigortacı ve sigorta ettiren kabul edilmektedir. Sigorta ettiren, sigortalı ve lehdar bir taraf, sigortacı diğer taraftır. Buradaki  ana  tema  yükümlülükler  yerine  getirilirken  riskini  satan ve risk oluşması durumunda tazminatı ödeyecek olan taraftır.

Yorum Yaz